Kuş Hatıraları

Benim çocukluğumda soframıza kuşlar konarrüyalarımıza melekler uğrardı.Kapımızdan yoğurtçubahçemizden ishakkuşukalbimizden yeni çıkan şarkılar geçerdi.kışın bir sobamız olurdusobanın yanında kedimizkedinin önünde yün yumağıbir Hayat Bilgisi fotoğrafı gibiydik.Yerli malı kullananyurdunun üç tarafı denizlerle çevrilikuru incir üzüm fındıktütün çay narenciye kavun-karpuz yetiştirenkuru üzüm inciri satankarşılığındaçamaşır makinesi radyo ve otomobil alanbir toprağın fertleri…Biraz yoksul biraz mütevekkilbiraz mahcup biraz kırılganbiraz naif…

NE BÜYÜK DELİLİK!

Öz eleştirinin övüldüğü , karşı eleştirinin yerildiği bir dönemden geçen arafta kalmış ruhlarız bence. Zihinlerimiz hep kendimizi sorgulamaya kodlandı son dönemlerde. Yapıcı ya da sırf karşı tarafı manipüle etmeye yönelik eleştiri gibi karşı tarafın eleştirilme çeşitleri göz ardı edilerek başkalarını eleştirmenin hayranlıktan ya da hainlikten geldiğine inandırıldık ve iyi insan, vicdanlı insan olmak için suçu…

Az Biraz Daha Var..

Yazmıyoruz diye yaşamıyoruz değil ya😊 Birikenler var kandili sönmeyen yüreklerde Ve Birikenler var gün gibi güneş gibi parlayan zihnimizde.. Haydi biraz daha sabır..satırlara dökülecek kelimelere.. Hep görüşmek üzere..Şimdilik HoşçaKalın…

KAYIP DENKLEMLER-SCOTT BAKER

Öncelikle kitabı okumayı yeni bitirdim. Kitapla ilgili fikirlerim taze baştan bilin istedim 😊 Söz konusu romanımız yazarı, İngiltere Yorkshire’ de doğmuş sonrasında ailesi ile Avustralya’ya taşınmış ve şimdilerde bağımsız yönetmenlik ve editörlük yapan Scott Baker Mac Platformundaki Dijital video uygulamalarında Avustralya’ nın önde gelen uzmanlarındandır. Teknoloji, kurgu ve bilimle olan bağlantısını ve bu konuda ki…

PARDON, Bİ BAKAR MISINIZ? BEN GÖREMİYORUMDA..

Tarif edemediğim bir boşluk var bu aralar.. Bir şeyin eksikliği mi , birinin eksikliği mi anlayamadığım. Uzun yollar yürüdüğüm , istediğim filmleri izlediğim , kitaplarımdan vakit çalmadığım , dostlarımla keyifli vakit geçirdiğim , aileme vakit ayırabildiğim , yazabildiğim hatta kilo bile verdiğim var  bu aralar.. Fakat yine de bir işe yaramadığımı düşündüğüm anlar ahh nasıl…

Yine Yeni Yeniden

Bu aralar aklımdan geçen birkaç hikaye var. Kimisi yol aldı, kimisi başladı gelişmeye kaldı. Yol almış olanlardan yani kurgu tasarımı neredeyse tamamlamış olduğum karakterlerin başlarına ne geleceğini başlıca belirlediğim ama bu hikaye ilk aklıma düştüğünde yazdığım ilk satırları ,bu hikayenin yolculuğuna çıkarken bana yaşattığı duyguyu ve düşündürdüğü fikri sizlerle paylaşmak istedim. Beni başlamak için kalemimden…

Hayret..

Hırslarımıza yenik mi düşüyoruz acaba? Hayatla ilgili beklentilerimizden çok çıkarlarımız mı var? Bencilliklerimizi eve lazım olan camiye haram diyerek mi aklıyoruz? Peki vicdanımızı susturmayı nasıl başarıyoruz? İnsan gibi yaşamak dediğimiz şey için insanlığımızdan vazgeçiyoruz ya işte bu büyük muamma!!!

Duyduk Duymadık Demeyin..

Siz hayatınızı yaşarken arkada hangi fon müziği çalıyor? Buaralar benim ki Sezen Aksu ‘’ Bu Gece’’.. Melodisi her anıma uyuyor sanki..Mutlu ediyor, hüzünlendiriyor, harekete geçiriyor ya da bir an durmamı sağlıyor. Hele Zeynep Bastık’ın bir akustik okuması var ki Youtube’da aklımı başımdan alıyor. Dinlemediyseniz çok şey kaçırıyorsunuz benden söylemesi. Herkesin kendine ait bir melodisi bir…

İÇİMDE BİR SIKINTI VAR!! AKLIMDA DELİ SORULAR??

Ne hissettiğimizin bir önemi olmuyor çoğu zaman yaşadıklarımızın yanında. Aklımız yüreğimizden daha baskın ve ruhumuz çığlık çığlığa bağırabiliyorken ellerimiz sabit , gözlerimiz donuk , dilimiz kilitli olabiliyor. Düşünerek yaşamayı öğütleyen hiç kimse hissederek yaşamayı öğütlemiyor. Galiba akıllarına gelmiyor. Doğru olan , haklı olan değil, baskın olan kazanıyor hayatta. Güçlü olmak haklının ya da doğrunun değil…